Browse By

Nikola Tesla’nın yaşamından kesitler

Nikola Milutinov Tesla, 10 Temmuz 1856 yılında Sırp Ortodoks bir aile olan Milutin Tesla ve Georgina Tesla’nın dördüncü çocuğu olarak Hırvatistan’ın Smiljan kentinde dünyaya geldi. Milutin Tesla, bir rahip olmakla birlikte birden fazla dili akıcı bir şekilde konuşabilmekte ve ayrıca matematikçi olarak da tanınmaktaydı. Bulunduğu dönemde “Srbin Pravičić(Adaletin Adamı)” adıyla bölgenin güncel sorunlarıyla ilgili yazılar yazmıştır. Georgina Tesla ise ev hanımı olmasının aksine birçok yeteneği olan, çiftlik işleriyle uğraşan, icatlar yapan bir anneydi. Georgina Tesla, oğlu Nikola’yı şimşeklerin çaktığı bir gecede dünyaya getirmesi üzerine kendisini “Şimşeğin Çocuğu Niko” olarak anlatmaktadır. Nikola aynı şekilde annesini şu sözlerle tanımlamaktadır: “Annem, evin birçok eşyasından sorumluydu. Annem, mucitlerin olduğu bir aileden gelmişti.” 

Çocukluk Dönemi 1856-1874

Nikola, günlerini çiftlikteki hayvanlarla oynayarak harcamakla birlikte, kendi icatlarını yapmaya bu zamanlar başladı. Nikola’nın çocukluk dönemine ait en dahice buluşu olan tahta bıçaklar üzerine yapıştırılmış dörtlü olarak yan yana dikilen pervane olduğu düşünülür. Bu pervaneyi hareket ettirmek için on altı mayıs böceklerini kullanan Nikola, icadından şöyle bahsetmektedir: “Bu canlılar inanılmaz ölçüde etkiliydi. Bir kere başladıklarında durmak nedir bilmez ve saatlerce dönmeye devam ederlerdi…”

Gününü ahırdaki hayvanlarla geçiren Nikola, kedisi Mačak ile geçirdiği zamanlardan ayrı zevk almaktaydı. Bunun nedeni Nikola’nın elektrikle tanışmasının bir kedi aracılığıyla gerçekleşecek olmasıydı. Nikola olayı şöyle anlatmaktadır: “Bir şey oldu… Bu şey öyle bir şey ki o an anlatacaklarım kifayetsiz kalır.” Bu tanışma Nikola’nın ileride ne ile uğraşacağını ve gerçekten ne istediğini ona anlatacaktı. Sözlerine şöyle devam etti: “Mačak’ın sırtındaki tüyler birden çıtırdamaya başladı ve bir ışık oluştu ! Elimi Mačak’ın tüylerinde her gezdirdiğimde çıkan bu sesler tüm odada yankılanacak kadar sesliydi. Babam bu çıtırdamaların elektrik nedeniyle oluştuğunu bana söyledi aynı o ışıldamanın olduğu gibi o da elektrik tarafından ortaya çıkmıştı. Bu görüntünün, çocuksu hayal gücümde bıraktığı etkiyi ne kadar anlatsam az. Günlerce kendime elektriğin ne olduğunu sorup cevap bulamadım.”

Bunların dışında 1863 yılında Nikola’yı ve ailesini etkileyen asıl yıkıcı haber, abisi Dane’in beklenmedik ölümü oldu. Ailenin çiftlikte severek baktığı at, Dane’i sırtından fırlatmıştı ve Dane yaraları nedeniyle ölmüştü. Nikola, ailenin bu olaydan sonra hiçbir zaman toparlanamadığını dile getirir. Henüz yedi yaşında olan Nikola özellikle annesi tarafından reddedilmişti. Evden kaçıp geceyi dağ şapelinde geçiren Nikola, bulunduğu durumu ve hislerini şöyle betimlemiştir : “Şapelde bulunduğum o geceyi mezara konulmuş gibi geçirdim. Dane’in ölümü beni boğuyordu, korkunç bir geceydi…”

Nikola bir suçluluk duygusu içindeydi, iç dünyası mahvolmuştu. Peki neden, yoksa atın öyle davranması Nikola’nın suçu muydı ? Bu trajik olayın ardından Nikola, babası Milutin’in bir lisede eğitim vermeye başlamasından dolayı aile Gospic’e taşınmak zorunda kaldı. Artık ailesiyle çiftlik hayatından uzakta, bir şehirde yaşıyorlardı ve Nikola Smiljanda ki yaşamını hâliyle özlüyordu. Ayrıca kafasından Dane’i de çıkaramıyordu. Olayın görüntüsü kafasından çıkmak bilmiyordu. Kendisine bu olayı unutturmak için ne kadar uğraşırsa uğraşsın sürekli yeni görüntüler canlanıyordu. İşte Nikola bu zamanlarda kendisiyle ilgili bir şey öğrenmişti: “Fotografik Bellek”.

Fotografik belleği, Dane’den dolayı Nikola’nın görüntüler görmesine neden olsa da, aslında Nikola’nın asıl yeteneğini oluşturacaktı. Çünkü bu özellik onun ortada olmayan makinelerin çalışma prensiplerini kafasında görüntülemesini sağlayacak. Buluşlarının çoğunu da bir kağıda yazmak yerine kafasında, yani iç dünyasında dosyalayacaktı. O zaman geldiğinde birçok icadının kreasyonu onunla birlikte seyahat edecekti.

Eğitimi ve Üniversite Yılları 1875-1882

1867’de Gospic’te ilkokulunu başarılı bir şekilde bitiren Nikola, 1870 yılında Karlovac kentinde bulunan Rakovac Teknik Enstitüsüne gitmek üzere Gospic’ten taşındı. Nikola, burada halası Stanka ve kocası Colonel Brankovic ile birlikte yaşamaya başladı. Burada aldığı dil eğitimi ve ileri matematik eğitimiyle beraber Martin Sekulic adındaki fizik öğretmeni Nikola’nın gelişiminde önemli rol oynadı. Nikola, burada aldığı eğitiminden şöyle bahsetmektedir: “Bu gizemli fenomenlerin sunumlarına şahit olduğumda hissettiklerimin yoğunluğunu anlatmak imkansız. Her bir etki, zihnimde binlerce yankı yaratmakta.”

Nikola, Rakovac Teknik Enstitüsünde yoğun bir şekilde çalışarak eğitimini üç yılda bitirdi. Fakat Nikola’nın mühendis olma yolunda bir engeli vardı. Babası Milutin onu papaz olarak görmek istiyordu. Nikola babasını ikna edecek bir yol bulmalıydı. Çünkü babasına mühendis olmak istediğini söylemesi babasının fikrini değiştirecek gibi durmuyordu. Halasıyla yaşadığı sürede malaryaya yakalanan Nikola uygunsuz beslenmesinden dolayı birçok hastalıkla da boğuştu. Bir süre burada kaldıktan sonra babasını ziyaret etmek için Gospic’e döndü. Gospic ise içler acısı bir durumdaydı koleraya yakalanan halk bu hastalığın hava yoluyla yayıldığını düşünüyordu, ancak içme suları kolera salgınına neden olan asıl faktördü. Karlovac’ta yaşadığı hastalıklardan dolayı bünyesi zayıf durumda olan Nikola koleraya yakalandı.9 ay yataktan çıkamadı ve artık her şeyin sonuna geldiğini düşünüyordu. Ölüm döşeğindeyken babasına uğruna yaşadığı teklifini yaptı: “Mühendislik okumama izin verirsen iyileşebilirim.”Milutin, Nikola’nın bu teklifini “dünyanın en iyi teknik üniversitesine gideceksin” diyerek cevapladı. Nikola bunu duyduktan sonra ne yapacağını biliyordu. Avusturya’ya gidecekti…

Joanneum Politeknik Okulu , Graz

Graz’daki en gelişmiş okullardan biri olan Joanneum Politeknik Okuluna gitmeye başladı. Bir akademisyen olmak isteyen Nikola, teorik ve deneysel fizik derslerini disiplin,titiz olmasıyla bilinen Alman Profesör Poeschl’dan aldı. Aritmetik ve geometri derslerini ise Profesör Alle ile calculus çalışmalarıyla bilinen Profesör Rogner’dan aldı. Nikola için Profesör Alle’nin ayrı bir yeri vardır. Bunun nedeni Alle’nin Nikola’nın gelişimi için onunla özel zaman ayırmasından kaynaklanmaktaydı. Nikola bu dönemde yaklaşık yirmi saat çalışıyordu. Ayrıca tam tamına dokuz dil konuşabiliyordu. Sırpça-Hırvatça, İngilizce ,Çekçe ,Almanca ,Fransızca ,Macarca ,İtalyanca ve son olarak Latinceyi akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Bu yoğun çalışması öğretmenlerini endişelendirdi. Bu nedenle babası Milutin’e bir mektup yazma ihtiyacı hissettiler.

Nikola okulunun ilk yılını bitirdikten sonra babasının yanına Gospic’e döndü. Milutin, Nikola’nın Gospic’te kalması için onu ikna etmeye çalıştı ama başaramadı. Konuşmaları kavgayla sonuçlandı, artık Nikola ve Milutin’in arası açılmıştı. Baba oğul arasında ki bu bozulma, Nikola’nın öğrencilerin sıklıkla takıldığı Botanik Bahçesine gitmesine sebep oldu. Botanik Bahçesine zamanını kart, bilardo ve satranç oynayarak geçiriyordu ve kontrolden çıkmıştı. Babasının dur demesine rağmen o “ne zaman istersem o zaman dururum, bu kadar zevk aldığım bir şeyi neden bırakayım” diyerek söylenmişti.

Gospic’te zaman geçirdikten sonra tekrar Graz’daki okuluna dönen Nikola, Graz’daki ikinci senesinde Profesör Poeschl’ın Fransa’dan getirttiği alternatif akım sistemiyle çalışan bir Gramme Dinamosu’nu derste inceler. Dinamo, basitçe hareket enerjisinden elektrik üretme prensibinde çalışır ve doğru akım(DC) sistemine dayalıdır. Yani akım elektrik telinin içinde tek bir yönde gitmektedir(sadece soldan-sağa gitmesi düşünülebilir). Gramme dinamosu ise komütatör yardımıyla alternatif akım sistemine dayalıdır. Burada ki komütatör akımın elektrik telinin içinde iki yönde de gitmesini sağlar(elektrik telinin içinde ki akım hem soldan-sağa hem de sağdan-sola gitmesi düşünülebilir). Fakat bir sorun vardır, Gramme Dinamos’u çalışırken komütatörden(akımın yönünü değiştiren cihaz) dolayı kıvılcımlar çıkmaktadır.

Yani alternatif akımla çalışan bu sistem kontrol edilememektedir. Nikola, Gramme Dinamosunda bulunan bu komütatörün gereksiz olduğunu ve o olmadan alternatif akımın kontrol edilebileceğini söyler. Poeschl bunun mümkün olmadığını belirtir ve ikna olmaz. Nikola sonraki senelerini Profesör Poeschl’ın hatalı olduğunu ikna etmek için uğraşır. Okuldaki son senesinde alternatif akım ile ilgili problemleri çözmekle uğraşır ama her seferinde başarısız olur. Ardı ardına gelen bu başarısızlıklar onun tekrar Gospic’te yaptığı gibi kumarla uğraşmasına neden olur. Son senesinde okulunun sınavına yeterince hazırlanamaz ve okulundan atılır ve hiçbir zaman da bitiremez.

Tesla Bobini

Charles Üniversitesi , Prag

Ailesinin okuldan atılmasını öğrenmemesi için sessiz kalır ve eşyalarını toplayıp Maribor’a gider. Maribor’a gitmesine rağmen hala alternatif akımın nasıl kontrol edilebileceğini düşünmektedir. Babasının bu olayı öğrenmesi uzun sürmez ve Nikola’yı başka bir okulda devam etmesi için ikna eder. Nikola, Avrupa’nın en kapsamlı üniversitelerinden biri olan Prag Üniversitesine bu vesileyle başlamış olur. Burada yoğun bir eğitim dönemi geçiren Nikola, icatlar da üretmeye başlamış ama patentini alma konusunu hiç düşünmemiştir. Bu dönemde babasının ölümüyle birlikte artık Nikola kendi parasını kazanması gerekmektedir. Budapeşte Merkezi Telefon Şubesinde ki işe kabul edilen Nikola, burada mühendis olarak çalışmaya başlar. Aynı zamanda ilk icatlarından biri olan, telefonlarda kullanılan ses yükseltici cihazı da burada bulmuş olur.

Ses yükseltici cihaz, telefonlarda kısık seste konuşanların sesini daha anlaşılır ve yüksek bir sese dönüştüren bir makinedir. Günümüzde hala birçok ofiste bu cihaz kullanılmaktadır. Burada çalıştığı süre zarfı boyunca kazandığı parayı hızlı bir şekilde harcayan Nikola, Budapeşte’ye Amerikan telefon santrali açılmasıyla yeni bir işe girer. Alexander Graham Bell’in telefonda yaptığı gelişmelere yardımcı olan Thomas Edison’un icatlarıyla burada tanışır. Alternatif akımın kontrol edilebileceğini düşünen Nikola hala Graz’daki okulunda bulunan komütatör yerleştirilmiş dinamodaki alternatif akımın hala kontrol edilebileceğini düşünmüş ve deneylerine devam etmiştir. Bu durum artık Nikola için kendi hayatından daha önemli bir hâl almaya başlamıştır.

Dinlenmek bilmeden alternatif akım üzerine çalışmış ve Profesör Poeschl’ın hata yaptığına çok emindir. Ne yazık ki Nikola burada bir hastalık daha geçirir; sinir çöküntüsü… Hayatıyla ilgili tuttuğu notlarda nabzının çok hızlı attığını ve ağır titremelerinin olduğunu kaydeder. Doktorlar tarafından ölümcül olduğu düşünülen bu hastalık Nikola’nın moralini daha da düşürmüştür. Artık yaşamından, okuduğu tüm kitaplardan, aldığı tüm derslerinden ve bilgisinden vazgeçip ölümünü beklemeye başlar. Ölüm-kalım meselesi hâline gelmiş olan alternatif akım takıntısı onun tekrar ayaklanmasını sağlar. İyileşmesi için atletik egzersizlere başlayan Nikola, güneşin battığı; parkta yaptığı yürüyüş sırasında Goethe’nin Faust adlı kitabından şu sözleri söylemeye başlar;

Işıklar çekiliyor ,güneş gözden kayboluyor ve gün yaşanıp bitiyor,

Yaşam yeni manzaralarını ortaya çıkarmak için acele ediyor,

Beni taşıyabilecek kanatlar ver ve son ışıkların çağırdığı yere götür,

Nikola’nın kafasında şimşekler çakmaya başlamıştı. Sonunda benliği onunla konuşuyordu…Hayatında tek amacı haline getirmiş alternatif akımın çalışma prensibi artık gün yüzüne çıkmıştı. Alternatif akımın çalışabileceği varsayılmış tüm mekanizmaları kafasından attı… “döner manyetik alan” hariç. Burada şu prensip yatmaktadır: “Manyetik alan akım oluşturabilir aynı şekilde akım da manyetik alan oluşturabilir.” Basit olarak, Nikola bilinen tek yönlü elektrik teli yerine iki tel kullanarak alternatif akım sistemini kurmuştur. İndüksiyon(motor) yardımıyla döner bir manyetik alanı oluşturmuş ve manyetik alan değişiminden faydalanarak bir kabloda çift yönlü akım oluşturmuştur. Buluşuyla birlikte bilim dünyasında bir karmaşa ortaya çıkarmış, sahip olduğu yeteneği tüm bilim insanlarının dikkatini çekmeye başlamıştır. Artık Nikola’nın kurduğu alternatif akım sistemiyle elektrik, kilometrelerce uzağa enerji kaybını en aza indirmiş bir şekilde taşınabilmektedir.

Nikola Tesla döner manyetik alanı ilk düşünen kişi değildi, fakat alternatif akımın kontrol edilebilir bir prensibe oturtan ilk kişi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Budapeşte’den ayrılan Nikola, Paris’te Compagnie Continental Edison(Edison Avrupa Şirketi) şirketine girerek hayatındaki gerçek iniş-çıkışları yaşayacağı periyoda ilk adımı atmış oldu…

“Geleceğin gerçeği söylemesine izin verin ve her kişiyi çalışmalarına, başarılarına göre değerlendirin. Şimdiki zaman onların olsun; Gerçekten çalıştığım gelecek ise bana ait. ”

Nikola Tesla’nın alternatif akımı bulana kadar yaşadığı olayları biraz öyküleştirilmiş bir şekilde, olabildiğince kısaca anlatmaya çalıştım 😊

Bu yazıyı okuduktan sonra Nikola Tesla ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz birkaç kitap önerisi yapabilirim;

– Marc J. Seifer , The Life and Times of Nikola Tesla: Biography of a Genius (Türkçesi de mevcut),
 – Samantha Hunt, Tesla’nın Kutusu (öyküleştirilmiş bir şekilde yazılmış)
– Nikola Tesla ; Stephen Paul Aulridge Jr. tarafından tekrar kaleme alınmış – My Inventions: The Autobiography of Nikola Tesla (“İcatlarım” olarak da geçmektedir),
Vladimir Pištalo, Maskelerle Çevrili Bir Hayat,

Kaynakça:

https://nikolateslamuseum.org/en/chronology/
https://www.biography.com/inventor/nikola-tesla
– Seifer, Marc J. (1996), The Life and Times of Nikola Tesla: Biography of a Genius,
– Nikola Tesla – Varolmanın dayanılmaz ağırlığı,
https://www.geni.com/people/Nikola-Tesla/5197946247210041902

3 thoughts on “Nikola Tesla’nın yaşamından kesitler”

  1. Avatar
    Mete says:

    Bence gayet aciklayici ve ögretici olmus. Sikilmadan okudum valla. Ellerenize saglik !

  2. Avatar
    Onur says:

    Ben de sıkılmadan okudum, keyifli bir yazı olmuş.
    Türkçe kaynaklarda görmediğim bilgilere ulaştım.

  3. Avatar
    Melisa T. says:

    Ne kadar güzel kaleme alınmış bir yazı, keyifle ve merakla okudum. Ellerine sağlık Atacığım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir